Eylül 07, 2010  

Hrant'ın arkadaşları 12. kez bir araya geldi

ANF
11:36 / 08 Şubat 2010

İSTANBUL - Ermeni gazeteci Hrant Dink cinayetinin 12. duruşması öncesinde her duruşma olduğu gibi yine Beşiktaş İskele Meydanı'nda bir araya gelen Hrant'ın arkadaşları, cinayetin arkasındaki gizli elerin ortaya çıkarılmasını ve organize şekilde işlenen cinayetin tüm sorumlularının yargılanmasını istedi.

Çok sayıda yazar, şair, tiyatrocu, çizer gazeteci ve vatandaşın bulunduğu kalabalık grup duruşma öncesinde Beşiktaş İskele Meydanı'nda bir araya gelerek, davanın gidişatı, sorumluların örtbas edilmesi ve cinayetin üzerindeki sır perdesinin aralanmamasını protesto etti. Bu günkü eyleme ayrıca cumhuriyetin kuruluşundan beri öldürülen çok sayıda gazeteci ve aydının aileleri de yer aldı. Açıklamadan sonra adliye önüne kadar yürüyen grup, adalet istedi.

Hrant için Adalet Platformu tarafından organize edilen eyleme Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz ve kızı Bengi Heval Öz, ilk siyasi suikaste kurban giden Sebahattin Ali'nin kızı Filiz Ali, Metin Altıok'ın kızı Zeynep Altaş, suikaste kurban giden DİSK Eski Başkanı Kemal Türkler'in kızı Nilgün Türkler, Abdi İpekçi'nin kızı Nukhet İpekçi, Uğur Mumcu'nun çocukları Özge ve Özgür Mumcu, Metin Göktepe'nin ablası Meryem, Yasemin Cebenoyan'ın kardeşi Cüneyt Cebenoyan, Metin Altıok kardeşi Zeynep, Nesimi Çimen'in oğlu Mazulm Çimen ve çok sayıda kişi katıldı. "Katili Tanıyoruz" ve "Gerçeklerle yüzleş" yazılı lolipoplar taşıyan grup, sık sık, "Katil devlet hesap verecek", "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Faşizme karşı omuz omuza" şeklinde slogan attı.

DEVLET GÖZÜMÜZDE DEFALARCA AŞAĞILANMIŞ OLDU

Grup adına basın açıklamasını ise Sabahattin Ali'nin Kızı Filiz Ali okudu. Ağlayıp sızlamak değil, Hrarnt, Arat, Delal ve Sera'nın yanında oldukların göstermek için geldiklerini ifade eden Ali,"Hiçbir sırrın bu onursuzluğu taşıyacak kadar önemli olacağına inanmıyoruz. Bu davanın tüm sırları alaşağı edecek güçte olduğunu haykırmak için geldik. Suçluların korunup kollanmasında ne kadar resmi sıfatlı kişinin seferber olduğunu gördük. Yurttaşını bu kadar korumasız bırakan kurumların kendi suçlarını örtbas etmek için ne kadar çaba harcadığını gördük. Bu görüntüler için devlet gözümüzde defalarca aşağılanmış oldu. Bundan daha aşağılayıcı bir durum olduğunu düşünmüyoruz" diye konuştu.

Yıllardır yaşadıkları ortak adaletsizliği paylaşmaya geldiklerini kaydeden Ali, "Biz sürekli can alınan bir ülkede yaşayanların çoğalttığı bir aileyiz. Artık çoğalmak istemiyoruz. Sabahattin Ali cinayetinden beri işlenen siyasi planlı cinayetlerin defalarca nasıl örtbas edildiğini anlatmaya geldik. dosyalarımızın çoğu kapatıldı ve zaman aşımına uğradı. Hrant Dink cinayeti ise henüz zaman aşımına uğramdı ancak aşıma uğrama süreci içinde. Suçlular daha zamanlarını aşmadı. Devletin kendi içine sızmış odakları ayrıştırmak için henüz zaman var. Bu devlet ayıbını bizden sonrakilere bırakmayalım diye henüz zamanımız var. kinle öfkeyle intikam duygularıyla değil, yurttaş duygularımızla buradayız." şeklinde konuştu.

Ali konuşmasına şöyle devam etti: Bizi öldürenlerin arkasındakiler ortaya çıkarılmadıkça ve devlet kurumları görevlerini yerine getirmedikleri sürece onlar gözümüzde suçlu olarak kalmaya devam edecektir. Her an bu suçun rahatça işlenebileceği duygusu da açık olacaktır. Hangi kurum, hangi kurumun içindeki sayın kişi zedelenecekse, zedelensin, incinecekse incinsin. İtibar kaybına uğrayacaksa uğrasın. Bu suçlar ortaya çıkarılsın. Bunun asla bir candan daha önemli olmadığını anlatmaya geldik. Bu konulara duyarlı olup da çaresizlik içinde üzülecek değiliz. Arat, Delal ve Hrant kardeşlerimizle birlikte olmaya geldik. Biz de bu davanın müdahiliyiz ve takipçisi olacağız.

Açıklamanın ardından toplu halde davanın görüldüğü Beşiktaş Adliyesi önüne kadar yürüyüşe geçen kalabalık grubun adliye önündeki bekleyişi sürüyor.

Bu arada adliye girişinde Rakel Dink ve Sezen Öz basın mensuplarının sorularını cevapladı. Basın mensuplarının davanın durumu ve kabul edilen Poyrazköy iddianamesi ile ilgili soruları üzerine Rakel Dink, "Tek diyeceğim şey, ikrar, tövbe ve özür olmadıkça kurtuluş gelmez." ifadelerini kullandı.

Dink, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun bir gazetede yer alan röportajında bir okula Hrant Dink'in adını vermek istediği sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Versin, görelim" şeklinde yanıtladı.

Rakel Dink ile birlikte adliyeye doğru yürüyen Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz de cinayetleri işleyenlerin ve yardım edenlerin artık vicdani muhasebe yapmasının zamanı geldiğini vurgulayarak, "Rakelin söylediği gibi itiraf, o zaman biz rahatlayacağız. İtiraflar olsun anlatılsın, böyle bir kurum ve bir daha cinayet olmasın bütün amacımız bu." şeklinde konuştu.

ANF NEWS AGENCY


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê