Eylül 07, 2010  

Askeri lise öğrencilerine 'insanlık dışı' işkence

SERCAN KAYA -ANF
Özel / 11:36 / 02 Şubat 2010

ANKARA - Askeri liselerden Kara Harp Okulu (KHO) ve Hava Harp Okulu (HHO) kamplarında karşılaştıkları 'insanlık dışı' uygulamalardan dolayı okullarından ayrılmak zorunda kalan çok sayıda öğrenci haklarını aramak için İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurdu.

Kamplarda kendilerine yapılan kötü muamelelerden kurtulmak için ayrılan öğrenciler askeri liselerde işkence gördüklerini, insanlık dışı muamelelere maruz kaldıklarını anlattılar.

Askeri ööğrenciler kayıt sırasında yapılan sözleşmenin aksine 50-70 bin TL araksında tazminatlar isteniyor. Ayrılan öğrencilere çıkarılan maliyet çizelgelerinde öğrencilerin kullandıkları çatal kaşıkların aşındırılması, ilaç paralarına ve hatta öğretmen maaşları bile talep ediliyor.

Lise eğitimlerini askeri okullarda tamamlayarak subay olmak için Kara Harp Okulu (KHO) ve Hava Harp Okulu (HHO) intibak kamplarına katılan öğrenciler buralarda gördükleri ağır baskılar nedeniyle okullarından ayrılıyor. Sayıları binleri bulan bu öğrenciler iç hukukta haklarını arayamadıkları için AİHM’e başvuruyor. Son dönemlerde haklarını aramak için çok sayıda öğrenci İHD’ye başvuruda bulundu. Öğrencilerin yaptığı başvurulara göre son bir yılda askeri liselerden Harp Okullarına katılan öğrencilerin yüzde 80’i ayrılmak zorunda bırakıldı. Başvuru dilekçelerinde yer alan ifadelere göre, askeri kökenli öğrenciler kampta görevli bazı rütbeli askerlerin okuldan ayrılması konusunda baskılarla karşılaşıyor. Askeri kökenli öğrenciler kendilerinin uzaklaştırılarak, yerlerine sivil öğrencilerin tercih edilmeye başlandığını belirtiyorlar.

Öğrencilerin ifadelerine göre, sivil öğrencilere ayrım yapılarak ağır eğitimler yaptırılmıyor. Askeri kökenli öğrencilere ise yılmaları için en ağır eğitimler yaptırılıyor.

ŞOK GRUBU

Bu uygulamaları yapan üst rütbeli askerler, Ankara KHO ve İzmir/Menteş Kamplarında ‘şok grupları’ oluşturdular. Bu gruplarda, komutanlara göre yanlış hareketlerde bulunan öğrenciler okuldan ayrılmaları için en ağır eğitimlerle cezalandırılıyor. Öğrenci velilerinin yaşananlarla ilgili KHO Komutanlığı’na yazdığı dilekçelere verilen yanıtlarda ise ‘şok grubu’ diye bir grubun ve ağır eğitimlerin olmadığı belirtiliyor.

Öğrencilerin anlatımlarına göre, kamplarda yaşadıkları insanlıkla bağdaşmayan türden. Öğrenciler yaşadıklarından dolayı yapmak istedikleri subaylık mesleğinden soğuduklarını, TSK’ye bakışlarının değiştiğini belirtiyorlar. Yine kamptan ayrılan öğrenciler yaşadıkları yüzünden sivil hayatta bile psikolojilerinin düzelmediğini, hayaller, kabuslar gördüklerini bu nedenle uyuyamadıklarını ve korktuklarını belirtiyorlar.

TAZMİNATI ŞİŞİRDİKÇE ŞİŞİRDİLER

Askeri öğrencilerin sıkıntıları bunlarla da sınırlı değil. Okuldan ayrılan öğrencilere 50-70 bin TL arasında tazminatlar ödettirilmek isteniyor. Ancak öğrencilere bu okullara kayıt yaptırırken imzalatılan belgelerde ayrılma durumunda faiziyle birlikte maksimum 26 bin 808 TL ödeneceği ifade ediliyordu. Söz konusu tazminatlar, daha sonra eklenen bir madde nedeniyle yüksek meblağlara çıkarılmış durumda. Öğrencilere çıkarılan ‘Askeri Öğrenci Maliyet Çizelgesi’ne bir çok ilginç yeni kalem eklenmiş. Bu ücretlerin çoğunu da amortisman diye adlandırılan öğretmen maaşları için alıyorlar. Bu çizelgede yer alan kalemler şöyle; yiyecek, yemek pişirme, su masrafları, kazan, kepçe, rende, bıçak satır, tuzluk, çatal, kaşık, tahta, masa, sandalye, kıyma makinesi, giyim, kuşam, öğrenci aylığı, kitap ve kırtasiye, vize, diploma, sınav ve benzeri harçlar öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım hizmetleri, ilaç ve tedavi giderleri, barındırma aydınlatma, ısıtma, temizlik, yakıt, yatı ve öğrencinin yol ve ulaşım giderlerinden ayrı olarak benzeri masraflar, askeri araçların yakıt giderleri, askeri liseler hazırlık sınıfları yabancı dil eğitimi, atış, personel giderleri.

İHD'YE BAŞVURAN ÖĞRENCİLERİN ‘ŞOK’ ANLATIMLARI:

A.Y; KHO İntibak Kampı’nda hiçbir sebep olmamasına rağmen, istirahatsız, susuz ve güneşin altında eğitim yaptırılıyor. Örneğin, bahsettiğim şartlarda saatlerce sürekli olarak bacaklarımızı ve kollarınızı zorlayacak hareketler yaptırılıyor. Öyle ki bir buçuk günde yaklaşık olarak dört kilo verdim. İşkence görmüş gibi günlerce ayaklarımın üzerinde duramadım. Psikolojik baskılar da cabası.

Y.V: KHO İntibak Kampı’na girer girmez sadece telefonum çaldığı için Üst Teğmen Salih Uslu tarafından hakarete uğradım ve ‘şok grubuna’ alındım. Ertesi gün ellerim su topladığı için revire çıkmak istedim ancak Üst Teğmen Erol Hazıroğlu benim revire çıkmamı engelledi. Diğer arkadaşlarımız dinlenirken, biz ‘şok grubu’ olarak bütün gece boyunca sadece başımızda bulunan komutanlarımızın egosunu tatmin etmek için çeşitli işkencelere tabi tutulduk. Örneğin, sürünerek yılan oyunu oynadık. Subaylık mesleğini ayaklar altına alacak davranışlarda bulunuldu. ‘Şok grubu’ gece saat 02.00 sularında tüm teçhizatlarımızla birlikte denize sokulup, daha sonra çamurda süründürüldü. Bize ‘geri zekalı aptallar, sizden hiçbir şey olmaz’ şeklinde hakaretlerde bulunuldu. Şapkam bozuk olduğu için üzerime yüründü ve ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuldu.

İNTİHAR GİRİŞİMLERİ

K.D: KHO’da eğitim sırasında insan haklarıyla bağdaşmayan muameleler gördük. Okula ilk girdiğimiz dakikadan itibaren ortamdaki baskı aşikardı. Okula öğlen 13.00 sularında giriş yapmıştım. Ağustos’ta öğlen vaktinde bulantıcı ve yakıcı bir sıcakta bize asfaltta şınav çekme cezası verildi. Avuçlarım ciddi şekilde tahriş oldu. Okul içerisinde tamamıyla olağanüstü hal havası vardı. Yemek kuyruklarında saatlerce bekliyor ve 1-2 dakika içerisinde yemek yemeye zorlanıyorduk. Yemeği yiyemediğimiz için eğitimlerde kusan, bayılan, fenalık geçiren arkadaşlarım oluyordu. Günün sıcak vakitlerinde güneş altında özellikle uzun süre bekletilip yıpratma eğitimine tabi tutuluyorduk. Daha sonra gittiğimiz İzmir/Menteş Kamp’ında eğitimler daha da ağırlaştı. Sabah erken saatlerde uyanıp, spordan sonra insanın sağlığını rahatlıkla olumsuz yönde etkileyebilecek soğukluktaki denize sokuluyorduk. Eğitim süresince hiçbir yemeği tam olarak yiyebildiğimi hatırlamıyorum. Kampın 1.5 km uzağındaki eğitim alanına giderken diğer arkadaşlar yürürken, benim de içinde bulunduğum seçili grup sürünüyor ve çeşitli hakaretlerle taciz ediliyordu. Eğimli tepelere kısa zaman aralıklarında çıkma emri alıyor, bunu yapamadığımız sürece su ve istirahat hakkımız olmuyordu. Menteş Kamp bölgesinin kanalizasyon sularının döküldüğü koya zorla sürünerek, girme emri alıyorduk. İstirahat saatlerinde bize çeşitli görevler veriliyor, uyku hakkımız elimizden alınıyordu. Günde ortalama 3-3.5 saat uyuma fırsatımız oluyordu. Bu muameleler sonucunda birçok arkadaşım yerleşkeden uzaklaşıp ormanlık alanlara kaçmış hatta çeşitli intihar girişiminde bulunan arkadaşlarım olmuştur. İşte böyle bir ortamda hayatta kalmaya çalışıyorduk. Sivile ayrıldıktan sonra da yaşadıklarımın etkisinden kurtulamadım.



‘ANNE BENİ KURTAR’

A.Ç: KHO kampına girer girmez bizleri sivil elbiselerle gece geç saatlere kadar yerlerde eğitim adı altında süründürdüler. Hayvana değer veriliyordu bizlere değer verilmiyordu. Daha sonra Menteş Kampı’na gittik. Yüzbaşı Eyüp Şahin beni yanına çağırarak, yanında Üst Teğmen Özkan Özen de vardı, Maltepe Askeri Lisesi’ndeki bir dosyadan ötürü savunmamı aldı. Konuyla ilgili gerçekleri anlattım. Ardından Özkan Özen’in hakaretlerine ve tehditlerine maruz kaldım. Sabaha kadar uyutulmadım. Ardından bu tehditler ve baskılar devam etti. Anneme beni buradan kurtarmasını söyledim.

REVİRE GÖNDERMEDİLER

S.Ü: HHO’nun Yalova’daki İntibak Kampı’na katıldım. Buraya geldiğimiz gün saat 14.00’tan itibaren kıyafetlerimizi bile değiştirmemize imkan vermeden gece yarısına kadar eğitim yaptırdılar. Ertesi gün hiç istirahat vermeden 4-5 kişilik gruplara ayrılarak eğitim yaptırıldık. Saat 22.00’de eğitime son verilmesine rağmen bireysel olarak saat 24.00’e kadar eğitim yaptırıldık. Ayaklarıma kramp girdiğini söyledim revire göndermediler, bayılınca gönderdiler. Ertesi gün idrarımdan kan gelmesi üzerine tekrar revire gönderildiğimde ise revirin müdahale edemeyeceğini söylemesi üzerine İzmit Gölcük Askeri hastanesine sevk edildim. Lider komutanlar, durumum hakkında aileme bilgi vermememi aksi durumda benim için iyi olmayacağını söylediler.

ŞAN ŞEREF AYAKLAR ALTINDA

C.K: KHO Kampı’na katıldığım ilk günden itibaren hiç hak etmediğim birçok haksız davranışa maruz kaldım. Dört yıllık askeri lise hayatımız boyunca bize en başta kazandırılmaya çalışılan şan ve şeref niteliklerinin nasıl da kısa bir süre içerisinde ayaklar altına alındığını gördüm. Tam olarak altı farklı grup adı altında insanın orununun ve gururunun son derece incitildiği, fiziksel olarak da aşırı şekilde zorlandığı eğitimlere maruz kaldım. Şok grubu olarak bir gün diğer arkadaşlarımızın istirahat yaptığı vakitte komutanımız tarafından tam teçhizat giydirilerek, eğitime çıkarıldık. Bu eğitim akşamüzeri 20.00 gibi başlayıp, sabaha karşı 04.00’a kadar devam etti. Eğitim adı altında gerek fiziksel gerekse, psikolojik olarak yapmadıkları eziyet kalmadı. Gece yarısı bizi tam teçhizatlı olarak denize soktular ve oradan da sahilde bulunan kumlar üzerinde süründürdüler. Bu da yetmiyormuş gibi bizi kendi arkadaşlarımızın arasında süründürüp arkadaşlarımın da üzerimize yerden topladıkları pislikleri çöpleri atmalarını emrettiler. Ellerimde ve ayaklarımda çok derin yaraların oluşmasına rağmen bu ağır eğitimlere zorla tabi tutuldum. Ayrıca arkadaşlarım ve ben bazı yapmadığımız davranışlardan ötürü birçok savunma aldık. Bu nedenlerden ötürü askerlik mesleğinden soğudum.

ORADA HUKUK VE ADALET YOK

E.A: KHO intibak kampı kapısından içeriye girer girmez elimizde çantalar ile bizi süründürmeye başladılar. Elbiselerimiz parçalandı. Kıyafet ve eşya almaya giderken sürekli olarak yat-kalk yapıp depolara kadar o şekilde gittik. Oraya gittiğimizde yarım saat çök-kalk yaptık. İzmir/Menteşe Kampı’na gittik. Şok mangasında eğitime katılanlar geldiklerinde yürüyecek halleri olmuyordu. Yapılanlara dayanamayan C.T adlı arkadaşımız intihara kalkıştı. Çadır kazıklarını çakarken demir elimi parçaladı. Yaram için komutanların yanına gittim bana ‘ne halin varsa gör’ dediler. Kamp süresi boyunca günde iki üç saat uyuyorduk. Hiç uyumadığımız günler de oluyordu. Bu sebeple olsa gerek hayal görmeye başladım. Orada hukuk, adalet namına bir şey yok. Şok mangası yok deniliyor ama var. Oradaki öğrencilere bunu sorarsanız kabul etmezler çünkü baskı altındalar.

SAKIN BAYILMA

E.E: KHO intibak kampında Üsteğmen Özkan Özen tarafından şok eğitimi listesine dahil oldum. Diğerleri eğitim konuları işlerken biz yedişerli arka arkaya dizilen 3 grup olarak beton elektrik direkleriyle çeşitli ağır hareketler yapıp, ağır direkleri kaldırıp indiriyorduk. Dinlenmek içinse her turda daha da kısıtlanan sürelerde uzun mesafeler koşmaya zorlanıp yıldırılıyorduk. Eğitim alanından 4-5 km’lik çadırlar bölgesine toplu yürüyüşlerle gidip gelen diğer arkadaşlarımızın aksine biz yat-kalk hareketleriyle iyice yıldırılıp yorgunlaşarak dönebiliyorduk. Şok eğitimi adı altında Tank Üsteğmeni Hakan Erol tarafından dinlenme zamanında ekstra olarak sıcakta ağır eğitime psikolojik, zihinsel ve fiziksel baskıya maruz kalıyorduk. Artık çoğumuz bitkin düşmüş gözlerimiz kan çanağı haline gelmişti. Birçoğumuzda da ruhsal çöküntüler baş göstermişti. Yasak olmasına rağmen çeşitli bahanelerle telefonlarımız toplanmıştı. Artık şok eğitimleri iyice abartılmış neredeyse pestilimiz çıkana kadar ağır şartlarda yara bere içinde kalmıştık. Birçoğumuzun elinin avuç içi asfaltın sıcağında öğle zamanlarında yazın Urla çok sıcak olur yanmış su toplayıp patladığı için iltihap kapmıştı. Gün geçtikçe arkadaşlarımız bu uygulamalar karşısında pes ediyor, sayımız günden güne azalıyordu. Harbiyeliler izin vermeden uyuyamıyorduk. Geceleri ani içtimalar yapılıyordu ve yoklamayı alan nöbetçi subayın öfkesi nedeniyle çok az uykuyla kalıyorduk. Ortalama saat 02.00-03.00 gibi yatıp, 05.40’da kalkıyorduk. Hakan Erol üsteğmenin yaptırdığı ağır eğitimlerin birinde yine bir çok arkadaşım rahatsızlandığı gibi ben de iki kez üst üste güneşin altında bayıldım. Fakat arkadaşlarımın yardımıyla hemen kendime getirildim, çünkü bayılırsan, rahatsızlanırsan, komutan senle daha çok uğraşırdı. Bir defasında da eğitim sırasında taşıdığım beton kalas elime düştü. Fakat revire gitmem gerektiğini söylediğimde terslenmiştim. Kıbrıs’tan sivilden gelen bir öğrenci vardı. Yanlış yüklenmeden dolayı bacağında çeşitli adele yırtığı oluşmuş, topallayarak yürüyordu. Bütün gün boş zamanlarda güneşin altında yatmadan önce bir düdükle çök bir düdükle kalk yapardık. Neredeyse lavabo ihtiyacımı karşılayamayacak bir ağırlık kaplamıştı bacaklarımı. Şok grubu komutanı Hakan Üsteğmen ve Özkan üsteğmen sürekli ayrılmamız için uzun uzun konuşmalar yapıyordu. Askerliğin kötü yönlerini gösteriyorlardı.

İNSANLIK DIŞI MUAMELELER

A.A: KHO’daki insanlık dışı muameleler yüzünden bu okulla ilişiğimi kesmek zorunda kaldım. İntibak adı altında yapılanlar akıl almaz boyutlardadır. Sadece gece elime alma fırsatı bulduğum telefon ile mesaj çektiğim için iki gün boyunca uykusuz bırakıldım. Öte taraftan temel haklarımın bir çoğu TSK tarafından gasp edilmiş durumdadır. Lise sonda ÖSS’ye girmemize izin verilmedi. Sağlık hakkım da yine aynı şekilde elimden alındı. İntibak kampı adı altında insanlık dışı türlü işkencelere maruz bırakılarak benim bir senemi ve dolaylı yollardan bir çok temel hakkımı gasp ettiler.

HAKSIZLIKLAR KAMPI

A.T: HHO Öğrenci Seçme Uçuşu (ÖSU) kampına katıldım. Burada diğer arkadaşlarımız eğitim saatlerinde yürüyüş gibi eğitimler yaparken, biz komutanlarımız tarafından ayrı bir gruba dahil edildik ve bayılmalara kadar varan çok ağır eğitimleri yapmak zorunda bırakıldık. Gündüz eğitimini yaptığımız gibi bir de geceleri eğitim yaptık. Diğer arkadaşlarımız yatarken biz eğitimlere devam ettiriliyorduk. Bu kamp süresince üç askeri liseden ve deniz lisesinden yaklaşık 35 arkadaşımız ayrıldı. Sonra HHO İntibak Kampı’nda ilk gün sivil elbiselerimizi çıkarmadan ve eşyalarımızı çadırlara yerleştirmeden hemen eğitime başladık. Yaptığımız sürünmelerin sonucunda benim ve bazı arkadaşlarımın elbiseleri yırtıldı. O gün çoğu arkadaşım ve ben bayılana kadar eğitim yaptık. Tabi bayılmamız onlar için hiçbir şey ifade etmiyor. Komutanlarımız kampta adamına göre davranıyordu. Benim gibi ÖSU kampında adı çıkan arkadaşlarımızla intibak kampında da uğraşılmaya devam edildi. Sivilden gelenlere bize yapılanlar yapılmadı. Zulüm gibi geçen bu haksızlıklar kampına ancak on gün dayanabildim. Sadece HHO’dan benim gibi yaklaşık 130 askeri lise kökenli arkadaşım ayrıldı.

OKULU BIRAKIN

G.G: KHO Kampı’na teslim olmamızla birlikte okul içerisindeki komutanların üzerimizdeki sivil kıyafetleri bile değiştirmemize fırsat vermeden geç kaldığımız bahanesiyle sivil kıyafetlerimizle hemen bizlere adını şok eğitim dedikleri bir uygulamaya tabi tuttular. Bizlere yaptırdıkları ağır eğitimden dolayı ellerimizin parçalanması ve bazı arkadaşlarımızın bayılmasına kadar eğitim devam etti. Bizlere karşı bir baskıcı uygulama yaptıklarını anladık. En küçük bir hareketimizde bile savunmamızı alarak ağır eğitime tabi tuttular. Bu zulme karşı çıkmak istediğimizde bizlere psikolojik baskı uygulayarak, okulu bırakmamız telkininde bulundular. Bu nedenlerden ötürü ben ve 250’ye yakın devre arkadaşım birlikte okulu bırakmak zorunda kaldık.

E.A: HHO ÖSU Kampı döneminde bize lisede kazandırılan askeri karakterimizi incitici küçük düşürücü muamelelerde bulunuldu. Bu da severek yaptığımız görevimizden soğumamıza neden oldu. Bu olaylar hepimizde psikolojik çöküşlere yol açtı.

ANF NEWS AGENCY

NOT: HABERİ KOPYALAMAK VEYA YENİDEN YAYINLAMAK YASAKTIR


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê