Eylül 07, 2010  

Türk-Ermeni ilişkileri tıkandı

RAHMİ YAĞMUR –ANF
Analiz / 08:47 / 23 Ocak 2010

MOSKOVA - Ermenistan Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının ardından Ankara ile Erivan arasındaki ilişkiler kopmasına noktasına geldi. Erivan ve Azerbaycan yeni hamlelere hazırlanırken, Moskova ise sürecin kendi kontrolünde gelişmesinden memnun görünüyor

Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, Türkiye'yi yakınlaşma sürecini baltalamakla ve yapay bahaneler uydurarak protokolleri onaylama sürecini geciktirdiğini belirtti. Türk Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ise Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin kararın soykırım ve Türkiye'nin sınırlarına atıfta bulunduğunu söyleyerek Ermenileri suçladı. Davutoğlu dünde konuyla ilgili ABD Dışişleri Bakanı Clinton ile bir görüşme yaptı.

Ermenistan Anayasa Mahkemesi geçen hafta içinde protokolleri onayladı. Ancak geçtiğimiz günlerde açıkladığı sekiz sayfalık gerekçeli kararda, protokolün şartlarının ancak iki koşulun gerçekleşmesi durumunda geçerli olacağına hükmetti. Karara göre ancak ‘diplomatik ilişkilerin kurulması’ ve ‘ortak sınırın açılması’ durumunda protokoller geçerli olabilecek.

Ermenistan Anayasası Ekim’de Türkiye ile Ermenistan arasında Zürih’te imzalanan anlaşmayı onaylayan maddeye “protokol, anayasanın 11 maddesine ters düşecek biçimde uygulanmamalı” cümlesini ekledi. Ermenistan’ın bağımsızlığını belirleyen 11. maddede “Ermenistan cumhuriyeti uluslararası arenada 1915’de Batı Ermenistan da yapılan jenosidin kabul edilmesi için çalışmalara katılır” ifadesi konuldu.

Bu maddenin eklenmesi Türkiye’de sert tepkiyle karşılayarak değişikliğin ‘protokole operasyon’ anlamına geldiğini ve anlaşmanın özünü değiştirdiğini iddia ediyor. Ermenistan ise bu kararının protokolün özünü değiştirmediğini ve daha çok iç politikaya yönelik olduğunu vurguluyor. Bağımsız gözlemciler ise Türkiye’nin zaten Bakü’nün baskılarından dolayı kabul etmek istemediği protokolün onayının ertelenmesi için bunu gerekçe yaptığını belirtiyorlar.

TARAFLARIN ORTAK ÇABASIYLA TIKANDI

Ermenistan aldığı bu kararla sınırlarının açılması karşılığında Kars Anlaşmasını tanıma ve soykırım konusunda uluslararası çalışmaları durdurma gibi Türkiye’nin beklentilerini yerine getirmeyeceğini göstermiş oldu.

Ermenistan bu kararı aldığında Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov Erivan’da bulunuyordu. Aynı tarihlerde, yani anayasa mahkemesinin onayından iki gün sonra Erdoğan’ın Rusya ziyareti sırasında Türkiye’nin Ermenistan ilişkileri ve Karabağ sorunun çözümü konusundaki talepleri Moskova tarafından kabul edilmedi. Bu, Rusya’nın Türkiye’ye ekonomik ilişkiler karşılığında Güney Kafkasya’daki temel çıkarlarından vazgeçmeyeceğini ve Türkiye’yi bu sahadaki politik sorunlara müdahil etmeyeceğini gösterdi. Bu aynı zamanda Ermenistan’ın protokol konusundaki temel yaklaşımının Moskova tarafından oluşturulduğunu yada onaylandığını gösteriyor.

Ermeni yönetimi Zürich’te yapılan protokolde baskılardan dolayı da olsa sorumluluk almıştı ancak bu protokolü Yukarı Karabağ veya diğer bazı konularda ilişkilendirilmesine karşı çıkmıştı.

Türkiye’nin ise Karabağ sorunu çözülmeyene kadar protokolü meclise götürmeyeceğine dair açıklamalar yapması bu konudaki çekincelerini gösteriyordu. Bunda Bakü’nün siyasi ve enerji konusunda yaptığı baskıların önemli bir etkisi vardı. Bu arada Washington’un sınırları açma konusunda yaptığı girişimleri de unutmamak gerekiyor.

Türkiye bu süreci sürdürmenin kendisinin Güney Kafkasya’daki pozisyonunu zayıflatacağını gördü. Ermenistan Anayasa mahkemesinin kararı Türkiye’nin protokolü meclisten geçirmeyi ertelemek için eline önemli bir koz verdi. Daha önce Mayıs ayına ertelenen süreç şimdi daha da belirsiz bir zamana uzarken, Türkiye sürecin tıkanmasından Ermenistan’ı sorumlu tutabilecek.

BAKÜ ERİVAN YENİ HAMLELERE HAZIRLANIYOR

Bu tartışmalar tarafların sorunlara ortak çözüm aramak yerine herkesin kendi oyununu oynayacağını gösteriyor. Sadece Ankara’nın yada Erivan’ın değil Moskova ve Bakü’yü de unutmamak gerekir.

Elbette sorun sadece protokollerin onaylanmasına ilişkin sürecin tıkanmasıyla sınırlı kalmayacak. Diasporanın Ermeni soykırımının 95. yıl dönümünü anma konusunda yaptığı büyük hazırlıklar ve yeni kampanyalar da gözden kaçmıyor.

Azerbaycan ise protokolün onaylanmasını Karabağ’ın çözümüne bırakma ve süreci istediği noktaya getirme konusunda elde ettiği sonuçlardan dolayı memnun görünüyor. En azından şimdilik statükonun daha fazla değişmesini engelledi. Olağanüstü silahlanmasını ve Ermenistan üzerindeki ekonomik baskılarını artırmak için yeni hazırlıklar da yapıyor.

Tüm bunlar yaşanırken Moskova’nın tekrar Ermenistan ve Azerbaycan devlet başkanlarını Moskova’ya davet ederek gerçekleştirdiği zirveyle kendi politik uzamında kimsenin herhangi bir söz hakkının olmayacağını ve tüm sorunların çözümün inisiyatifinde olduğunu gösterdi.

Ama bu işten ABD’nin canının sıkılacağını düşünmek son derece yanlıştır. Obama Erivan’ın soykırımı kabul ettirme baskıları ile Türkiye’nin tepkici yaklaşımları arasında kalmıştı. Şimdi her iki tarafta önlerine konulan çözümü kabul etmediklerinden daha az söz hakkına sahip olacaklar.

ANF NEWS AGENCY

NOT: HABERİ KOPYALAMAK VEYA YENİDEN YAYINLAMAK YASAKTIR


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê